كلمات قريبة

معنى كلمة أثلام في قاموس عربي تركي

مصطلحات المعنى النص الاصلى
عامة gedikler أَثْلاَمٌ
عامة gedmek , çentmek , bir nesnenin ağzını yahut kenarını diş diş etmek , çatlatmak , gedik , çentik , saban demirinin yerde açtığı yol ثَلْمٌ ( ج ) أَثْلاَمٌ

كلمات قريبة

مصطلحات المعنى النص الاصلى
عامة acı ılgın ( bot ) أثل ( ج ) أثلان
عامة adamın koyunları veya yapağısı çok oldu أَثَلَّ الرَّجُلُ
عامة bir şeyin üçte biri , üçtebir , üç cüzde bir cüz , sülüs , bir nesnenin üç cüzünden bir cüzü ثُلْثٌ ، ثُلُثٌ ( ج ) أَثْلاَثٌ
عامة dişleri döküldü أَثَلَّ فَمُهُ
عامة ehline elbise giydirip ihsan etmek أَثَّلَ أَهْلَهُ : كسَاهم و أعزّهم
عامة ihtiyarlıktan dişleri aşınıp kuyruğunun tüyleri dökülmüş deve , pek ihtiyar , salharde adam döl ilkah edemiiyen yaşlı deve , ayıplı ve lekeli adam , ağacı ve ekini üç günde bir kere suvarmak ثِلْبٌ ( ج ) أَثْلاَبٌ و ثِلَبَةٌ و يقال بَعِيرٌ ثِلْبٌ و رَجُلٌ ثِلْبٌ
عامة koyunları veya yapağısı çok olmak , dişleri dökülmek , bir bina vesairenin yıkılmış cihetini tamir ettirmek أَثَلَّ : إِثْلاَلاً
عامة kökleşmek , kök salmak , yerleşmek , sübüt bulmak , eski ve asil bir hanedana mensup olmak أَثُلَ ـُـ أَثَالَةً
عامة köklü olmak , kök salmak , soysop sahibi olmak , asil , köklü , şerefli olmak , kökleşmek , sağlam olmak أَثَلَ ـِـ أُثُولاً و اَثُلَ ـُـ أَثَالَةً
عامة mal ve mülkünü çoğaltmak , zenginleşmek أَثَّلَ : تَأْثٍِيلاً
عامة muhkem , şerif , soylu , ılgın أَثِلٌ
عامة salkım أُثْكُونٌ : عرجون ، شمراخ
عامة sülüsler , üçte birler أَثْلاَثٌ
عامة sürüsü veya yapağısı çok olan أَثَلُّ : مُثِلٌّ و يقال رجل أَثَلُّ و مُثِلٌّ
عامة sürüsü veya yapağısı çok olan مُثِلٌّ : أَثَلُّ و يقال رجل أَثَلُّ و مُثِلٌّ
عامة sürüsü veya yapağısı çok olan مُثِلٌّ و يقال رجل أَثَلُّ و مُثِلٌّ
عامة üçte bir ثلث ( ج ) أثلاث
عامة üçte bir , üç cüzde bir cüz , sülüs ثَلِيثٌ ( ج ) أَثْلاَثٌ
عامة ılgın أَثلٌ : طَرْفَاء
عامة ılgın ağacı أَثَلٌ ( ج ) أَثْلاَتٌ : طَرْفَاء
عامة ılgın ağacı , ev eşyası أَثَلَةٌ ( ج ) أَثَلٌ
عامة ılgın ağacı , kök , asıl , bir taraftan getirilen , zahire ve erzak , saz , saman , aletler , edatlar , silahlar ve mühimmat , ev eşyası , şeref , asalet , hasep nesep , soysop , boybosu , yerinde ölçülü kadın أَثْلَةٌ ( ج ) إِثَالٌ و أَثْلاَتٌ و آثَالٌ و أُثُولٌ : أصل و يقال إتَّخَذَهُ أَثْلَةً اي أَصْلاً و يقال هو ينحت في أثلَتِنَا
عامة ılgın ağacı , ılgın ağacına benzer bir ağaç , kokulu ağaç أَثْلٌ ( ج ) أُثُولٌ و آثَالٌ و أَثْلاَتٌ ( و ) أَثْلَةٌ : طَرْفَاء


 

المترجم الفوري