Benzer Kelimeler

çehre çatmak kelimesinin Türkçe Türkçe çevirisi ve anlamı

Kategori Anlam Orijinal metin
genel تقطيب الجبهة çehre çatmak
genel عَبَسَ ـِـ عَبْساً و عُبُوساً و فِي القُرآنِ الكَرِيمِ ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ و عَبَسَ وَتَوَلَّى yüz ekşitmek , çehre , çatmak , somurtmak , kaşlarını çatmak , surat asmak

Benzer Kelimeler

Kategori Anlam Orijinal metin
genel تقطب الوجه çehre burukluğu
genel تَقَطَّبَ الوَجْهُ çehre buruştu
genel تقطيب الجبهة çehre buruşturmak
genel تقطيب الجبهة çehre çatmak
genel وَجْهٌ مُكَلْثَمٌ ablak çehre
genel إظهار التبّس bed çehre göstermek
genel بِيْضَانٌ beyaz çehre ve tenli adamlar
genel وجه أكمد bulanık çehre
genel وجه غضبان ، وجه كالح dargın çehre
genel صورة باردة soğuk çehre
genel وجه كئيب üzgün çehre
genel قَسْمَةٌ yüz , çehre , vecih , attar tablası veya kutusu
genel بَشِيشٌ yüz , çehre
genel تعبّس ، تقطّب çehre ekşitmek
genel عَبَسَ ـِـ عَبْساً و عُبُوساً و فِي القُرآنِ الكَرِيمِ ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ و عَبَسَ وَتَوَلَّى yüz ekşitmek , çehre , çatmak , somurtmak , kaşlarını çatmak , surat asmak
genel كَآبَةٌ : حُزْنٌ üzüntü , gam , tasa , melankoli , karasevda , keder , kaygı , can sıkıntısı , kasvet , hüzünden dolayı çehre yatlu görünmek
genel بُلْدَةٌ و يقال مَا أملح بُلْدة وجه yüzün görünen dairesi , çehre , fehimsiz olmak
genel محاسن الصورة çehre güzellikleri
genel أَثْعُبَانٌ : أُثْعُبَانِيٌّ أَثْعَبِيٌّ و يقال وَجْهٌ أَثْعَبِيٌّ و أَثْعَبَان و أُثْعُبَانِي yuvarlak iri beyaz güzel çehre , yüz
genel جَرْشَمَ : جَرْشَمَةً hastalıktan kalkıp iyleşmek , ifaket bulmak , yüz buruşturmak , çehre ekşitmek , göz dikip bakmak
genel سِحْنَةٌ heyet , kılık , suret , yüz , yüzün görünüşü , çehre , beniz , sima , şekil , renk
genel قَتَمَ ـِـ قَتَامَةً و قُتُوماً siyaha meyil etmek , çalmak , okşamak , çehre değişmek
genel أُمَّةٌ (ج) أُمَمٌ : قوم ، جماعة ، وقت ، زمان لو لا إنّ الكلاب أُمة من الأمم لأمرت بقتلها و في القرآن ولئن أخرنا عنهم العذاب إلي أمّة معدودة و هل يستوي ذو أمّة و كفور و أُمَّةٌ (ج) أُمَمٌ و يقال أُمَّةُ محمد و في القرآن الكريم إنا وجدنا آباءنا علي أمة و اذكر بعد أمتي اي بعد حين و إنَّ إِبْرَاهِيمَ كَانَ أُمَّةً و كُنْتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَلَوْ آمَنَ أَهْلُ الْكِتَابِ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْ مِنْهُمُ الْمُؤْمِنُونَ وَأَكْثَرُهُمُ الْفَاسِقُونَ ulus , millet , alay , ümmet , kendilerine peygamber gönderilen cemaat , kavim , peygamberlere tabi olan halk , topluluk , gürüh , topluluk , bölük , taife , hayvan cinsi , bir dille konuşup bir ahlakla ahlak edinmiş kavim , kendilerine peygamberler gönderilen kavim , mezhep , din , vakit , zaman , yüz , çehre , boy bos , ferahlık , topluluk , vakit cemaat , peygamberin gönderildiği taife ki içlerinden imana gelenler ümmet - i davet tesmiye olunur , ana , aynı dine mensup insanlar topluluğu , çoğu aynı soydan gelen irsi sıfatları bir olan insanlar topluluğu , keyif
genel سِيْمَا : سِيْمَاءٌ alamet , sima , işaret , damga , belirti , im , nişan , remiz , yüz , çehre , lehçe , koyunlara konulan belge
genel تَأَبَّدَ : تَأَبُّداً ebedileşmek , sonsuzlaşmak , boş ve ıssız kalmak , herkesten kaçmak , ürkmek , korkmak , yabanileşip çekilmek , uzun süre gurbette kalmak , kadınlardan kaçıp evlenmemek , çehre kızarıp morarmak , boş ve ıssız kalmak , kadından uzaklaşmak ve evlenmemek , çehre kızarıp morarmak , yabanileşmek , ıssız ve tenha olmak , hayvan güre olup vahşi olmak

 _
 

Hızlı Online Çeviri