Benzer Kelimeler

ünsiyete kelimesinin Türkçe Türkçe çevirisi ve anlamı

Kategori Anlam Orijinal metin
genel أَلُوفٌ ( ج ) أُلُفٌ herkesle tarafsızca görüşüp ülfet ve ünsiyet eden adam , ülfet ve ünsiyete ziyade meyyal ve alışık olan

Benzer Kelimeler

Kategori Anlam Orijinal metin
genel أُنْسٌ alışıklık , üns , ünsiyet etmek , alışmak , dost olmak
genel عُنَّابٌ iğde , ünnap
genel عنّاب ، غبيراء unnap ( ar )
genel إِلْفٌ ( م ) إِلْفَةٌ ( ج ) آلاَفٌ : أنيس ، صديق : ülfet olunan , hem dem , enis , bir kadınla ilişkisi olan erkek ve bir erkekle ilişkisi olan kadın , dost , biliş , imtizaç etmek , biriyle ülfet ve ünsiyet etmek , bir nesne öğrenişmek , alışmak ve öğür olup üns tutmak
genel عناب ünnap
genel بَهِئَ الرَّجُلُ بالشيئ : أنس به adam bir nesneye alışıp üns ve ülfet eyledi , dadandı
genel بَهَأَ ـ بَهْاً الرجلُ بالشيئ بَهْأً و بُهُوءاً و بَهَاءً : أنس به adam nesneye alışıp üns ve ülfet eyledi , dadandı
genel بَسَأَ الرجلُ بِهِ adam ona alıştı , üns ve ülfet eyledi
genel بَسِئَ الرجلُ بِهِ بَسْاً و بَسَأً و بَسَاءَةً و بُسُؤاً adam ona alıştı , üns ve ülfet eyledi
genel إِبْتَهَي : إِبْتِهَاءً الرَّجُلُ بِهِ : إِفتخر به و أنس به adam onunla iftihar etti , övündü , ona alışıp üns ve aram eyledi
genel تَأَلَّفَ : تَاَلُّفاً مِنْ ... alışmak , oluşmak , birleşmek , yazılmak , kaleme almak , tasnif olunmak , toplanmak , birini celp için ülfet ve ünsiyet etmek , yeltenmek , toplanıp bir araya gelmek , oluşmak , meydana gelmek
genel بَهَأَ ـَـ و بَهِئَ ـَـ و بَهُؤَ ـُـ بَهْأً و بُهُؤاً و بَهَاءً و يقال ما بهأت له alışmak , üns ve ülfet etmek , dadanmak , anlamak , fehm ve idrak etmek
genel تَأَنَّسَ : تَأَنُّساً alışmak , ünsiyet kesbetmek , menus olmak , yırtıcı hayvan uzaktan avını his etmek
genel إِسْتَأْنَسَ : إِسْتِئْنَاساً alışmak , ısınmak , uysal olmak , ünsiyet kazanmak , vahşi hayvan yakında insan bulunduğunu hissetmek , sorup anlamak , istilam etmek , dikkatle bakmak
genel أُنْسِيَّةٌ alışıklık , alışmak , alışık olmak , vahşi olmamak , ünsiyet , ülfet
genel أُنْسٌ : أُنْسَةٌ : أُلْفَةٌ alışıklık , ülfet , heybet ruhun cemal - i mutlak ile ünsiyet ve lezzet alması
genel إِبْتَهَأَ : إِبْتِهَاءً alışıp ülfet ve ünsiyet etmek
genel عَاشَرَ : مُعَاشَرَةً arkadaşlık etmek , arkadaş olmak , işret etmek , yatıp kalkmak , güzel geçinmek , ünsiyet etmek , beraber yaşamak , biriyle sık sık görüşmek , birlikte yaşamak , davranmak , birlikte geçinmek
genel بَهِئَ ـَـ بَهْأً و بَهَاءً و بُهُوءاً ( بِ ) : bir nesneye alışıp üns ve ülfet eylemek , dadanmak
genel بَهَاءٌ ، بَهْأٌ ، بُهُوءٌ : bir nesneye alışıp üns ve ülfet eylemek , dadanmak , şuur , idrak
genel بُهُؤٌ : بَهَاءٌ : بَهْأٌ : bir nesneye alışıp üns ve ülfet eylemek , dadanmak , şuur , idrak
genel بُهُوءٌ : بَهْأٌ : بَهَاءٌ ، bir nesneye alışıp üns ve ülfet eylemek , dadanmak , şuur , idrak
genel أَهِلَ ـَـ أَهَلاً bir yere alışmak , ülfet ve ünsiyet peyda etmek , iskan olunmak , meskun olmak
genel بَسَأَ ـَـ بَسْأً و بَسَأً و بَسَاءً و بُسُؤاً بِ bir şeyi daima işleyip adet ve idman edinmek , alçaklatmak , hor ve zelil görmek , istihaf etmek , alışmak , üns ve ülfet etmek , yüz göz öğrenip bir şey ile üns ve ülfet eylemek , yüz göz olmak
genel آنَسَ : مُؤَانَسَةً biriyle görüşüp ülfet ve ünsiyet etmek , birine yumuşak ve nazikane muamele etmek , okşamak , teselli etmek , uysal kılmak , uysallaştırmak


 

Hızlı Online Çeviri