Benzer Kelimeler

bahane kelimesinin Türkçe Türkçe çevirisi ve anlamı

Kategori Anlam Orijinal metin
genel تَذَرَّعَ : تَذَرُّعاً arşınlamak , arşınla ölçmek , bezi uzunu uzunu kesmek , uzunlamasına kesmek , bahane etmek , bir şeyi kulaçla ölçmek , aşırı konuşmak
genel عذر ، معذرة ، حيلة ، وسيلة ، ذريعة ، واسطة ، عذر واهي ، سبب ، علّة ، باعث ، بادي ، حجة bahane ( far )
genel بحث عن حجة bahane aramak
genel أن يجعل وسيلة التوبيخ و التقبح و تنزيل السعر و ان يراه مقصرا ، عثور علي حجة bahane bulmak
genel مُتَحَجِّجٌ bahane eden
genel إعتذار ، إيراد العذر و العلة ، تعلل ، إعتلال ، تذرع ، تحجج bahane etmek
genel أَوْرَدَ العُذْرَ bahane etti
genel تعليل bahane tutmak
genel تَسَتَّرَ بالعُذْرِ bahane örtüsüyle örtündü
genel تستر بالعذر bahane örtüsüyle örtünmek
genel ذَرِيعَةٌ ( ج ) ذَرَائِعُ bahane , vesile , araç , vasıta , sözde sebep
genel تَأَسَّرَ : تَأَسُّراً عَلَي bir bahane ile oyalndırmak
genel تَلَكُّؤٌ bir illet iradeyle özür ve bahane eylemek , bir hususta oyalanıp butu ve tevekkuf eylemek , oyalanmak , eğlenmek
genel تعلل و إعتذر اي جعله عذرا و ليس بعذر في الحقيقة bunu bahane etti
genel تَأَسَّنَ : تَأَسُّناً geçmiş vakitlerini derhatır etmek , hatırlamak , oyalanıp eğlenmek , bir bahane ile gecikmek , pederinin huyunu almak , ahlakıyla ahlaklamak , su bozulmak , rengi ve tadı değişmek
genel إِعْتَلَّ : إِعْتِلاَلاً hasta olmak , hastalanmak , mutal olmak , bahane etmek , özür bulmak
genel إِعْتِلاَلٌ hasta ve alil olmak ve sair nesneleri terk edip hasrı evkat ederek mahsus meşgül olup vakit geçirmek , bahane etmek , alı koymak
genel عِلَّةٌ ( ج ) عِلَلٌ hastalık , illet , dert , rahatsızlık , sebep , bahane , neden , gerekçe , sayruluk , keyifsizlik
genel حُجَّةٌ ( ج ) حُجَجٌ و حِجَاجٌ kati delil , bürhan , hüccet , argüman , belge , kanıt , tapu , senet , döküman , delil , bahane , bahane , güvenilir alim , bir kavlin sıhhatını ispat eden nesne ve senet , temessük ve kadı hükümnamesi ve hususan hane ve dükkan misillü mümtelekatın mutesarrıfını gösteren senet
genel عُذْرٌ ( ج ) أَعْذَارٌ mazeret dilemek , beyan etmek , özür , bahane , mazeret , yalvarma , kusur , suçunu ve günahını dilemek , özür dilemek
genel مَعْذِرَةٌ ( ج ) مَعَاذِرُ mazeret , özür , bahane
genel تَلَكَّأَ عَليْهِ : إعتلَّ ona bir illet iradeyle özür ve bahane eyledi
genel إِتَّخَذْتُهُ أَدْمَةً اي وَسيلة onu bahane edindim
genel سَبَبٌ ( ج ) أَسْبَابٌ و يقال السَّبَبُ كالفَاعِلِ sebep , neden , gerekçe , bahane , vesile , çare , neden , bilmek , duymak , yol , ip , başka şeye ulaştıran herşey , akrabalık , sevgi , başka şeye ulaştıran her şey
genel إِعْتَذَرَ : إِعْتِذَاراً عَنْ suçundan vaz geçilmek için bir sebep göstermek , özür dilemek , özür sahibi olmak , özür beyan etmek , özür sahibi olmak , mazeret beyan etmek , özür beyan etmek , özür dilemek , bahane etmek


 

Hızlı Online Çeviri