Benzer Kelimeler

bahane kelimesinin Türkçe Türkçe çevirisi ve anlamı

Kategori Anlam Orijinal metin
genel أَدْمَةٌ : أَدَمٌ : إِدَامٌ : قرابة: ألفة ، موافقة ، وسيلة و يقال بَيْنَهُمَا أَدْمَةٌ yakınlık , akrabalık , karabet , münasebet , ülfet , itilaf , muvafakat , uygunluk , vesile , bahane , devede gözlerin siyahlıkla beraber beyaz olan , geyikte boz çizgili beyaz renk , insanda esmerlik , kavmin medar - ı iftharı olan zat Salahatini Eyyubi el - Kurdi gibi .
genel وَسِيلَةٌ (ج) وَسَائِلُ و وُسُلٌ: مَنْزِلَةٌ ، دَرَجَةٌ yakınlık , araç , vesile , taşıt , pay , rütbe , mertebe , kral yanında olan itibar , prestij , yaklaşma , mucize , vuslat , kavuşma , sebep , yakınlık , derece , makam , menzilet , bahane , Hz , Muhammedin cenneteki yeri , makamı , derecesi
genel بحث عن حجة bahane aramak
genel تَذَرَّعَ : تَذَرُّعاً arşınlamak , arşınla ölçmek , bezi uzunu uzunu kesmek , uzunlamasına kesmek , bahane etmek , bir şeyi kulaçla ölçmek , aşırı konuşmak
genel تَأَسَّرَ : تَأَسُّراً عَلَي bir bahane ile oyalndırmak
genel تعلل و إعتذر اي جعله عذرا و ليس بعذر في الحقيقة bunu bahane etti
genel إِتَّخَذْتُهُ أَدْمَةً اي وَسيلة onu bahane edindim
genel عذر شرعي yasal bahane
genel تَلَكَّأَ عَليْهِ : إعتلَّ ona bir illet iradeyle özür ve bahane eyledi
genel تَعَلَّلَ : تَعَلُّلاً بِ yalnız bir nesne ile meşgül olup vakit geçirmek , pek iyi ve belki ve inşallah deyip vaat ederek bir nesnenin icrasını sonraya komak , avrat ile gelip oynamak , özür bulmak , bahane etmek , avunmak
genel أن يجعل وسيلة التوبيخ و التقبح و تنزيل السعر و ان يراه مقصرا، عثور علي حجة bahane bulmak
genel حُجَّةٌ (ج) حُجَجٌ و حِجَاجٌ kati delil , bürhan , hüccet , argüman , belge , kanıt , tapu , senet , döküman , delil , bahane , bahane , güvenilir alim , bir kavlin sıhhatını ispat eden nesne ve senet , temessük ve kadı hükümnamesi ve hususan hane ve dükkan misillü mümtelekatın mutesarrıfını gösteren senet
genel عُذْرٌ (ج) أَعْذَارٌ mazeret dilemek , beyan etmek , özür , bahane , mazeret , yalvarma , kusur , suçunu ve günahını dilemek , özür dilemek
genel إِعْتِذَارٌ (ج) إِعْتِذَارَاتٌ : بيان العذر özür dilemek , özür beyan etmek , özür ve mani ve bahane irad edip kusurunun af olunmasını talep etmek
genel مُتَحَجِّجٌ bahane eden
genel إعتذار ، إيراد العذر و العلة ، تعلل ، إعتلال، تذرع ، تحجج bahane etmek
genel أَوْرَدَ العُذْرَ bahane etti
genel تَلَكُّؤٌ bir illet iradeyle özür ve bahane eylemek , bir hususta oyalanıp butu ve tevekkuf eylemek , oyalanmak , eğlenmek
genel عِلَّةٌ (ج) عِلَلٌ hastalık , illet , dert , rahatsızlık , sebep , bahane , neden , gerekçe , sayruluk , keyifsizlik
genel سَبَبٌ (ج) أَسْبَابٌ و يقال السَّبَبُ كالفَاعِلِ sebep , neden , gerekçe , bahane , vesile , çare , neden , bilmek , duymak , yol , ip , başka şeye ulaştıran herşey , akrabalık , sevgi , başka şeye ulaştıran her şey
genel مُبَرِّرٌ (ج) مُبَرِّرَاتٌ yasal neden , özür , mazeret , bahane , sebep , gerekçe , memesinden beyaz ve siyahtan ibaret alacalık olan koyun
genel إِعْتَلَّ :إِعْتِلاَلاً hasta olmak , hastalanmak , mutal olmak , bahane etmek , özür bulmak
genel تَسَتَّرَ بالعُذْرِ bahane örtüsüyle örtündü
genel تستر بالعذر bahane örtüsüyle örtünmek
genel مَعْذِرَةٌ (ج) مَعَاذِرُ mazeret , özür , bahane

ilgili Kelimeler


 _
 

Hızlı Online Çeviri