Benzer Kelimeler

deryanın kelimesinin Türkçe Türkçe çevirisi ve anlamı

Kategori Anlam Orijinal metin
genel عَاقُولٌ deryanın engin yeri ve derenin ve nehrin burgaç yeri ve çapraşık ve karışık olan iş , eğri olan dere

Benzer Kelimeler

Kategori Anlam Orijinal metin
genel أَمِيرَالٌ : قائد أسطول بحريّ amiral , deniz donanması komutanı , kaptan - ı derya
genel أَميرُ البَحْرِ : أَميرال amiral , derya kaptanı , bahriye nazırı , kaptan , paşa
genel لُجَّةٌ ( ج ) لُجَجٌ و لُجٌّ و لِجَاجٌ : مَاءٌ عَظِيمٌ büyük deniz , derya , büyük su , suyun engin yeri , talaz , dalgalanma , dalga , dalgalarının çırpınması , ilmi derya gibi olan , çok cemaat , topluluk , gümüş , ayna , çevrek
genel يَمٌّ ( ج ) أَيْمَامٌ و يُمُومٌ : بحر ، نهر عظيم و يقال فلان إذا وقع في اليمّ وهو مَيْمُومٌ اي غريق و فِي القرآن الكَرِيم وَأَوْحَيْنَا إِلَى أُمِّ مُوسَى أَنْ أَرْضِعِيهِ فَإِذَا خِفْتِ عَلَيْهِ فَأَلْقِيهِ فِي الْيَمِّ وَلا تَخَافِي وَلا تَحْزَنِي إِنَّا رَادُّوهُ إِلَيْكِ وَجَاعِلُوهُ مِنْ الْمُرْسَلِينَ büyük deniz , derya , okyanus , büyük ırmak , yabani güvercin , yılan , yabani güvercin , kast etmek
genel جلْوَةٌ : غُنْجٌ damadın geline verdiği yüz görmeliği , açıklık , parlaklık ve gelinin yüz açılıp damat görünmek , zuhur etmek , vuku bulmak , Mevlevi dervişinin dönmesi , cilve , görümlük
genel بَحْرٌ ( ج ) بُحُورٌ و أَبْحَارٌ و أَبْحُرٌ ( تص ) بُحَيْرَةٌ : نهر عظيم و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ وَإِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ الْبَحْرَ فَأَنجَيْنَاكُمْ وَأَغْرَقْنَا آلَ فِرْعَوْنَ وَأَنتُمْ تَنظُرُونَ و في المثل : الغريق في البحر يتشبّث بالأفعي deniz , derya , büyük su , çok ve geniş su , okyanus , bahir , büyük ırmak , büyük göl , şiir vezni , deniz , derya , büyük ırmak , büyük alim , vezin , büyük göl veya nehir , yarık , yırtmak , rahmin en derin yeri , cenin yatağı sahi ve civanmerd adam pek iç yüzüne varmış bilgiç , alleme , suyu çok mümbit ve mahsüldar yer , yırtmak
genel مُهْرُقَانٌ ، مَهْرُقَانٌ deniz , derya , sahilde med halinde denizin taştığı yer
genel لُجِّيٌّ و في القرآن الكريم بَحْرٌ لُجِّيٌّ denizin ve ırmağın büyük kısmı , engin yeri , derin su , derya , deniz , büyük deniz
genel أَبْحَارٌ denizler , deryalar
genel أَيْمَامٌ denizler , deryalar
genel بِحَارٌ : بُحُورٌ : أَبْحُرٌ denizler , deryalar
genel يُمُومٌ denizler , deryalar
genel بُحُورٌ denizler , deryalar , vezinler
genel بحر ، يم ، قاموس ، أوقيانوس ، محيط ، لجة derya ( far )
genel خِبَابٌ derya coşa gelip fırtına olmak
genel إِمَارَةُ البَحْرِ derya kaptanlığı
genel إمارة البحر derya kaptanlığı ( as )
genel أمير البحر derya kaptanı ( as )
genel جِرْدَابٌ ( فار ) girdab , çevrinti deryada suyun dönmesi
genel اَمير البحر ، قبطان باشا ، اَميرال قبطان البحر ، الحاكم او الرئيس الأول علي العمارة الملوكية البحرية kaptan - ı derya
genel جَزْرٌ kesmek , boğazlamak , su yap yap çekilmek , eksilmek , okyanus denizinin ay tesiriyle metten sonra çekilip eksilmesi , cezir , denizin medden sonra çekilmesi , meddin zıddı , aksi , deniz , bahir , derya , cezir
genel عُمَّانٌ : بحر Umman , deniz , derya
genel شَيْخٌ ( ج ) شُيُوخٌ و أَشْيَاخٌ و مَشَائِخُ و مَشِيخَةٌ şeyh , üstad , hoca , başkan , kalfa , reis , yaşlı , ihtiyar , pir , usta , koca , senatör , ulu kimse , ihtiyar ve kocamış olan adam ve bir kabilenin seyyidi olan adam ve dervişlerin büyüğü olan zat , yaşlanan kişi , elli yaşlarında olan , yaşlı kişi , ihtiyar , yaşlanan kişi , elli yaşlarında olan
genel شُيُوخٌ şeyhler , hocalar , ustalar , ihtiyarlar , pir ve salhor olanlar , yaşlılar , dervişlerin büyükleri , kabile reisleri


 

Hızlı Online Çeviri