gürültü kelimesinin Türkçe Türkçe çevirisi ve anlamı

Kategori Anlam Orijinal metin
genel شَمَاتَةٌ düşmanın acısına gülmek , düşmanın kederi ve musibetiyle hurrem ve mesrur olmak , birinin musibetine seviniş , düşman gülünceği , şamata , gürültü , çağrışma , bağrışma , düşmanın keder ve musibetiyle hurrem ve mesrur olup şenlik etmesi
genel شَغَبٌ insanlar arasında şer ve fitne peyda etmek , fitne koparmak , yaramazlık , kargaşa , karışıklık , gürültü , patırdı , kavga , fitne engiz , arbede
genel بَوْشٌ ، بُوشٌ (ج) أَبْوَاشٌ بَاطِلٌ و يقال أمر بَوْشٌ اي بَاطِلٌ و يقال جَاؤُا فِي بَوْشٍ bir ata oğlanları ve cemaat çoğuldusu ve halk çoğuldaşmak , adamlar cemaatıki her biri bir yerden gelmiş ola , her cins adam cemaatı , ayaktakımı , karışık halk yığını , hergele , boş , nafile , ecnas - ı muhtelifeden karışık cemaat , topluluk , kalabalık , gürültü , patırdı , Mısır ' da yaptıkları bir yemek ki ağzı kapalı çömleğin içinde fırında pişmiş buğday ile mercimekten ibarettir , varil
genel صَاخَّةٌ katı avaz , şu şiddetli sayhaki kulakları sağır eder , şiddetli gürültü , kıyamet , kıyamet günü vaki olacak sayha
genel جَلَبَةٌ (ج) جَلَبٌ:: دَوْدَأَةٌ : إختلاط الصوتِ ana baba günğ , kavga , hayhuy , gürültü , patırtı , şamata , bağırıp çağırma , kargaşa , harıltı , giryo ve feryat ve çığıltı , figan , kütürtü
genel زَجْلَةٌ (ج) زَجْلاَتٌ gürültü , bağırış , bağırma
genel هَدِيرٌ kükreme , bağırma , gürleme , anırma , güvercin ötmek , gürültü
genel عَجَّ ـَـِ عَجّاً وعَجِيجاً çağırmak , bağırmak , sesini çok yükseltmek , gürültü koparmak , arda arda ses etmek
genel عَجْعَجَ : عَجْعَجَةً çok bağırmak , gürültü patırtı çıkarmak , haykırmak
genel بَعْكُوكَاءُ : شَرٌّ ، بَلآءٌ و يقال ما هذه البعكوكاء şer , bela , gürültü , parıltı
genel هَذَبَ ـِـ هَذْباً kesmek , budamak , terbiye etmek , temizlemek , ıslah etmek , acele etmek , akmak , gürültü etmek
genel جَرَاهِيَةٌ و يقال ما هذه الجراهية اي الجلبة و لقيه جراهيةً و علنا و ظاهراً gürültü , çığıltı , patırtı , yaygara , alaniyet , zahiriye , aşikarelik , alenen , zahiren , açıktan
genel زَمْرٌ (ج) زُمُورٌ ses çıkarma , gürültü , ses , şarkı , çığırtma
genel اَحُدَثَ ضَجَّة gürültü çıkarmak
genel بَرْبَرَ : بَرْبَرَةً bağırmak , çocuk lakırdı ve çocuk gürültü etmek , dır dır etmek , somurdanmak
genel ضَجَّةٌ bir defa çağırmak ve inlemek , gürültü , patırtı
genel وَلْوَلَةٌ vaveyla diye feryat ve nevha etmek , figan , velvele , gürültü
genel وَأْدٌ Cahiliye döneminde kız çocuğunu diri diri toprağa gömmek , kükremiş devenin böğürmesi , şiddetli ve yüksek ses , gürültü
genel عَجّاجٌ gürültü , duman , toz
genel وَغَرٌ kin , düşmanlık , gürültü
genel دَلْوٌ بَرْبَارٌ gürültü eden koğa
genel سَخَّابٌ : صَخَّابٌ gürültü eden , patırtı eden
genel ضَاجٌّ gürültü eden
genel ضِجَاجٌ gürültü etmek , birbiriyle kavga ve şer edişmek , bir adamı bir işe cebir ve zor eylemek
genel ضَجَّ ـُِـ ضَجّاً وضَجِيجاً وضَجَاجاً و ضُجَاجاً gürültü etmek , çıkarmak , yüksek sesle bağırmak , çağırmak , koparmak , bağırmak , haykırmak , yaygara yapmak , korkmak

 _
 

Hızlı Online Çeviri