Benzer Kelimeler

mevsim kelimesinin Türkçe Türkçe çevirisi ve anlamı

Kategori Anlam Orijinal metin
genel أَفَفٌ : ضَجَرٌ : و يقال فِي قَلْبِهِ أَفَفٌ أَي ضَجَرٌ can sıkıntısı , iç sıkıntısı , değersiz şey , bıkkınlık , vakit , zaman , mevsim , akabinde
genel جَحَرَ ـَـ جَحْراً canavar inine girmek , güneş gök ortasına doğru yükselmek , yağmur yağmayıp mevsim kurak gitmek , hayır ve menfaat görünmemiş olmak , geride kalmak , gerilemek , göz çukurlanıp içeri batmak , canavarı inine kaçırmak , kovalayıp inine sokulmağa mecbur etmek
genel فصول أربعة dört mevsim
genel مواسم أربعة ، فصول أربعة dört mevsim
genel مقهي الفصول الأربعة dört mevsim kıraathanesi
genel موسم مقبل gelecek mevsim
genel رَوْحٌ ( ج ) أَرْوَاحٌ : و منه قوله تعالي ولا تيئسوا من روح الله gitmek , rahatlık , dinlenmek , mevsim rüzgarı , rahmet , sevinç , güzel
genel موسم الجزاز koyun kırkılacak mevsim
genel فصل ، موسم mevsim ( ar )
genel أسماء الفصول mevsim adları
genel رياح موسيمية ، رياح الموسم mevsim rüzgarları
genel رياح الموسم mevsim yeli
genel شَرِيطُ الفُصُولِ mevsim şeridi
genel إِبَّانٌ ( ج ) أَبَابِينُ : حين ، موسم ، وقت ، زمن : أَفَّانٌ : و تقول كُلْ الفَاكِهَةَ فِي إِبَّانِهَا اي في وقتها و زمانها mevsim , münasip zaman , vakit , sıra , sırasında , mevsim , hengam , aralık , esna
genel مَوْسِمٌ ( ج ) مَوَاسِمُ mevsim , sezon , hac zamanı , panayır , ışın yayma merkezi , Kürtçe demsal derler
genel موسم ذرو الحشيش ot savuracak mevsim
genel خَرِيفٌ sonbahar , yazla kış arasındaki mevsim , güz
genel فَصْلٌ ( ج ) فُصُولٌ : صفٌّ ، مَوْسِمٌ sınıf , mevsim , bölüm , ayrım , fasıl , sezon , Kürtçede demsl derler , dil , haklıyı haksızdan ayırmak , bölmek , uzaklaştırmak , karar vermek , arasını açmak , kesmek , biçmek , memleketten çıkmak , asmanın üzüm tanesi küçük çıkmak , aşikare etmek , iki nesne aralığında haciz olan şey , bölme , bedende iki kemiğin kavuştukları yere denir ki en yeri tabir olunur , oğlanı memeden ayırmak , ek yeri
genel تَئِفَةٌ ، تَئِفَّةٌ : أَفَفٌ : إِفَافٌ : أَفَّانٌ : إِفَّانٌ : إِفٌّ : حين ، وقت ، زمان ، موسم ، سَاعَةٌ و يقال جاء علي تَئِفَةِ ذلك و علي أَفَف ذَلِك vakit , saat , zaman , hengam , mevsim
genel أَفَفٌ : إِفَافٌ : أَفَّانٌ : إِفَّانٌ : إِفٌّ : حين ، vakit , zaman , mevsim
genel إِفَافٌ : أَفَّانٌ : إِفَّانٌ : وقت ، زمان ، أَوَانٌ ، : إِبَّانٌ : حٍِينٌ vakit , zaman , mevsim
genel إِفٌّ : وقت ، زمان ، أَوَانٌ ، حين ، موسم vakit , zaman , mevsim
genel أَوَانٌ ( ج ) آوَانٌ و آوِنَةٌ و آيِنَةٌ vakit , zaman , mevsim , hengam
genel أَفَّانٌ : إِفَّانٌ : إِفَافٌ : إِبَّانٌ : : وقت ، زمان ، أوَانٌ ، حين vakit , zaman , mevsim , hergam , aralık , esna
genel وَقْتٌ ( ج ) أَوْقَاتٌ : سَاعَةٌ و في القُرآن الكَرِيم إِلَى يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ و يُقَالُ الوَقْتُ نَقْدٌ vakit , çağ , saat , vade , mühlet , süre , mühlet , zaman , ortalık , mevsim


 

Hızlı Online Çeviri