oyalanmak kelimesinin Türkçe Türkçe çevirisi ve anlamı

Kategori Anlam Orijinal metin
genel تَثَاقَلَ : تَثَاقُلاً و منه قوله تعالي ما لكم اذا قيل لإنفروا في سبيل الله إثّاقلتم ağırlaşmak , oyalanmak , ağır davranmak , ağırlık ve gevşeklik kespetmek , bir işe ağır nazarla bakıp çekinmek , girişmemek , girişmek istememek
genel لاَثَ ـُـ لَوْثاً بِ başına sarık bağlamak , sığınmak , gevelemek , yavaşlamak , elbisesini çamura bulaştırmak , dönmek , gezmek , karıştırmak , bulaşmak , dolamak , biribirine dolaşmak , sarmak , elbisesini çamura bulaştırmak , karıştırmak , başına sarığı sarmak , sığınmak , işte yavaş olmak , , oyalanmak
genel تَلَكُّؤٌ bir illet iradeyle özür ve bahane eylemek , bir hususta oyalanıp butu ve tevekkuf eylemek , oyalanmak , eğlenmek
genel تَقَصَّرَ : تَقَصُّراً bir şeyle avunup oyalanmak
genel تَشَغَّلَ : تَشَغُّلاً بِ .. bir şeyle meşgul olmak , çalışmak , iş işlemek , oyalanmak
genel مَاطَلَ : مُمَاطَلَةً و مِطَالاً بِ bitki birbirine girip sarmaşmak , gürleşmek , vadeyi , borcu uzatıp geciktirmek , sürüncemede bırakmak , oyalamak , oyalanmak , vermeden oyalanmak , geciktirmek , tehir etmek , batakçılık etmek
genel مِطَالٌ borcu uzatıp geciktirmek , sürüncemede bırakmak , oyalamak , oyalanmak , vermeden oyalanmak , geciktirmek , tehir etmek , batakçılık etmek
genel مُمَاطَلَةٌ ( ج ) مُمَاطَلاَتٌ borcu uzatıp geciktirmek , sürüncemede bırakmak , oyalamak , oyalanmak , vermeden oyalanmak , tehir etmek , sonraya bırakmak , oyalandırmak , batakçılık etmek
genel تَثَاقُلٌ ( ج ) تَثَاقُلاَتٌ canı istememek sebebiyle çekinmek , ağırlık göstermek , ağırlanmak , ağır olmak , ağırlaşmak , oyalanmak
genel بُطْءٌ : بِطاءٌ : بطائة eğlenmek , ağır deprenmek , gecikmek , oyalanmak , yap yap gitmek , gecikme , geç kalma , ağır davranma , yavaşlık , hareketin ağırlığı
genel رَاثَ ـِـ رَيْثاً eğlenmek , gecikmek , oyalanmak , yumuşak olmak
genel بَطُؤَ ـُـ بُطْأً و بُطْئاً و بِطَاءً و بُطُؤاً gecikmek , geç kalmak , oyalanıp eğlenmek , oyalanmak , ağır deprenmek , yavaş olmak , yavaş yapmak , geç yapmak
genel أَتِمَ ـَـ أَتَماً gecikmek , oyalanmak
genel وَرَذَ ـِـ وَرْذاً gecikmek , oyalanmak , yavaş olmak
genel إِشْتَغَلَ : إِشْتِغَالاً بِ ... meşgul olmak , uğraşmak , çalışmak , bir nesneye megul olup dümükmek , oyalanmak , gayret etmek
genel إِنْشَغَلَ : إِنشغَالاً بِ meşgül olmak , işlenmek , alıkoymak , oyalanmak
genel تلكؤ ، تغاثث ، إنشغال ، تشغل ب ، إختيار الغفلة ، إرتكاب الغفلة oyalanmak
genel تَعَاثُثٌ oyalanmak
genel تَغَاثُثٌ oyalanmak
genel لَعْثَمَ : لَعْثَمَةً فِي oyalanmak , kekelemek , duraksamak , sözde irkilmek , kemkum etmek , işte acele davranmayıp ihtiyat ve tedbirle hareket etmek
genel لَعْذَمَ : لَعْذَمَةً oyalanmak , yemek yemek
genel عَبِثَ ـَـ عَبَثاً و عَبَثَ ـِـ عَبَثاً بِ oynamak , alay etmek , almak , kavramak , faydasız iş tutmak , kötüye kullanmak , süistimal etmek , zarar vermek , oyalanmak , boş vakit geçirmek , eğlenmek , şaka etmek
genel تَلَكَّأَ : تَلَكُّؤاً عَلَي ، عَنْ yolda oyalanmak , yolda duraklayarak gitmek , gecikmek , geç kalmak , eğlenmek


 

Hızlı Online Çeviri