Benzer Kelimeler

rüzgar kelimesinin Türkçe Türkçe Sözlükteki anlamı

Kategori Anlam Orijinal metin
genel برد و ريح نافذ ، برد وريح مؤثّر ، برد شديد التأثير adamın içine geçer soğuk rüzgar
genel تُرَّهَةٌ ( ج ) تُرَّهَاتٌ و يقال جَاءَ بالترَّهَةِ اي الباطل batıl , saçma , herze ve mühmel söz , mealsız manasız kelam , abes , boş laf , boş şey , boş lakırdı , herze , caddeden ayrılan ince yol , çığır , afet , dahiye , rüzgar , yel , bulut , düz ova , otsuz ve susuz kır , çöl
genel تُرَّهٌ ( ج ) تَرَارِه و تَرَايه batıl , saçma , herze , abes , caddeden ayrılan ince yol , çığır , afet , dahiye , rüzgar , yel , bulut , düz ova , otsuz ve susuz kır
genel نَأَجَ ـَـ نَأْجاً و نَئِيجاً baykuş ötmek , yerde gitmek , gezmek , yel hareket etmek , şiddetli esmek , rüzgar süratli ve sesli olarak esmek , insan huşu içinde dua etmek
genel جَفَلَ ـِـ جَفْلاً و جُفُولاً bir şeyin kabuğunu soymak , ayıklamak , çamuru sıyırıp kürümek , kemikten eti sıyırmak , deniz balığı dışarı atmak , rüzgar bulutu veya deve kuşlarını önüne katıp götürmek , yere vurmak , yıkmak , düşürmek , koymak , ilka etmek , fil terslemek , ürkmek , korkmak , kaçmak , saç dikilmek , irkilmek , kalkmak , bir şeyin kabuğunu soymak , ayıklamak
genel مُؤوَّبَةٌ و يقال رِيْحٌ مُؤوَّبَةٌ bütün gün esen rüzgar
genel قَشَعَ ـَـ قَشْعاً darmadağın etmek , yok etmek , gidermek , kurumak , dağıtmak , açmak , dağılmak , yaymak , ayırmak , saçmak , yayılmak , rüzgar bulutu sıyırmak
genel هُدُؤٌ : سكون ، و يقال أتانا فلان بعد هُدْء و هَدْءةٍ و هَدِئ و مَهدئ و هُدُؤ اي حين هَدَأَ الليلُ و الرجل dinmek , uyumak , sessizlik , sükünet , aram , yatışmak , sakinleşmek , uyumak , sakin olmak , sesiz olmak , uslu olmak , sükün bulmak , kendine gelmek , sakinlik , asayiş , rüzgar , ses durmak , sakin olmak , sükün , siret , haslet
genel سَهَكَ ـُـ سَهْكاً و سُهُوكاً dövmek , ezmek , rüzgar toprağı yerden savurmak , davar yavaş koşmak
genel عَصَفَ ــ عَصْفاً و عُصُوفاً ekin olmak , sapları biçmek , rüzgar şiddetli esmek , kesmek , fırtına esmek , fırtına patlamak , bora çıkmak , çoluk çocuğunun rızkını kazanmak , eğilmek , acele etmek , helak etmek , savaşa götürmek
genel صَفَقَ ــ صَفْقاً و صَفْقَةً el , kanat çırpmak , çarpmak , vurmak , alkışlamak , kapamak , örtmek , geri çevirmek , el çırpmak , gözünü kapamak , gitmek , depretmek , çarpmak , geri çevirmek , pazarlık yapmak , kuş kanatlarını çırpmak , kapıyı kapatmak , açmak , gözlerini yummak , sazın tellerini zımbırdatmak , oynatmak , bardağı doldurmak , rüzgar ağaçları hareket ettirmek
genel هَبُوبٌ estiğinde toz toprağı yerden kaldıran , savuran rüzgar
genel أَبُو رِيَاح fırıldak , rüzgar gülü
genel صَفْحَةُ الرِّيْشَةِ fırıldak , rüzgar , yönünü gösteren şey
genel ظَمْأَيَ و يقال رِيحٌ ظَمْأَي اي حَارَّةٌ عطشيَ غير لَيّنة gayet sert , sıcak ve kuru esen rüzgar , yel
genel قَبَلَ ـُـ قَبْلاً gece , ay veya yıl , gelmek , rüzgar esmek , işi çabuk yapmak
genel جَارِيَةٌ ( ج ) جَوَارٍ و جَارِيَاتٌ و في القرآن الكريم : حملنا في الجارية و قد جرت جريا : و الجواري الكنّس اي الكواكب و النجوم genç kız , cariye , akçe ile alınıp satılan kız yahut karı , odalık , karavaş , besleme , halayık , dişi hizmetçi , güneş , hurşid , şems , gemi , vapur , sefine , cairi olan , olup biten , rüzgar , uyel , göz , Cenab - ı Hakkın kullarına verdiği nimet , yılan
genel جُشْأَةٌ : جُشاء : جُشَأَةٌ : صباح ، فجر geğirme , sabah , fecir , şafak , tan , sabahleyin esen hafif rüzgar
genel هَزِيزٌ gök gürültüsü , rüzgar hışıltısı , ses
genel رِيحُ الغَدِيرِ göle rüzgar değmiş
genel فَيَّأَ : تَفْيِئَةً gölgelendirmek , gölge vermek , gölge olmak , ağacın gölgesi yayılmak , rüzgar ekini hareket ettirmek
genel صَبَا gündoğusu tarafından esen yel , doğudan esen hafif rüzgar , doğudan esen tatlı yel , bad - ı saba , saba yeli , bir latif rüzgar ki poyrazdan eser , badı meşrik
genel هَمُومٌ güzel yürüyüşlü deve , güzel yürüyüş , sağanaklı yağmur yağdıran bulut , rüzgar estikçe sallanan kamışlık , suyu bol kuyu
genel أَطَّ ـِـ أَطَّاً و أَطِيطاً gıcırdamak , kurlamak , deve yorgunluktan veya yavrusunu arzulşamaktan inlemek , yakınlık hasebiyle rikkat ve şefkat göstermek , rüzgar seslenmek , seda ile esmek , bağırmak , haykırmak , açlıktan karnı ötmek
genel نَسِيمٌ hafif ve tatlı esen rüzgar , aheste esen rüzgar , hava , meltem , hoş esen yel , nesim , rüzgarın hoş ve mülayim esmesi , hoş rüzgar , kuvvet ve sertlik , ter , yumuşak yel , seher yeli , ruh , ten , can , cennet çeşmesi


 

Hızlı Online Çeviri