Benzer Kelimeler

rüzgar kelimesinin Türkçe Türkçe çevirisi ve anlamı

Kategori Anlam Orijinal metin
genel قلعت الريح الشجر rüzgar ağacı söktü
genel تَحْتَ الرِّيحِ rüzgar altı
genel نَكْبَاءُ (ج) نُكْبٌ iki ana yön aralığından esen yel , lodos , her yerden esen rüzgar , kasırga
genel نَفَخَتْ الرِّيْحُ : هبَّتْ rüzgar ansızın esti
genel جُرْثُومٌ ، جُرْثُومَةٌ (ج) جَرَاثِيمُ : أصل kök , asıl , ağacın kökünde ki toprak kümesi , rüzgar sürükleyip topladığı toprak , boğazın başında olan yumruca yer , virüs , mikrop , hücre , piç , karıncaların yuvanın dışarısına çıkardıkları toprak kümesi ,
genel أَوْبٌ : رُجُوعٌ : عَوْدَةٌ : عَادَةٌ : إِسْتِقَامَةٌ ، نَحْلٌ ، طَرِيقٌ ، طَرَفٌ rücü , avdet , dönüş , buluş , yel , rüzgar , süraat , hayvanın yürürken ayaklarını çabuk döndürmesi , adet , töre , doğruluk , istihkam , bal arısı , yol , taraf , semt , cihet , dönenler , rücü edenler
genel قَبَلَ ـُـ قَبْلاً gece , ay veya yıl , gelmek , rüzgar esmek , işi çabuk yapmak
genel قَشْعٌ rüzgar bulutları sürüp havayı açmak , dağıtmak , açmak , hafif buz tabakası , eski kürk , hamam süprüntüsü , balgam , ahmak adam , deve kuşu yeleği , kurumuş deri
genel قَشَعَتْ الرِّيْحُ السَّحَابَ : rüzgar bulutu açtıu
genel مَحَا الرِّيحُ السَّحَابَ rüzgar bulutu giderdi , yok etti
genel جَفَلَتْ الرِّيْحُ السَّحَابَ rüzgar bulutu önüne katıp götürdü
genel حَبَابُ المَاءِ و حَبَابُ بِن صَالح الواشطيّ و أحمد بن إبراهيم بن حَبَاب الحبابي من المحدثين suyun büyük ve çok olan yeri , yahut akarsu yüzünden yol yol silsile tarzında hadis olan yollara denirki yavaşça rüzgar dokunmasının eseri , olur yahut suyun yüzünde hadis olan kabarcıkları deniyorki yağmur yağdıkta hadis olur ve hebab esamidendir
genel جَيْلاَنٌ şu çakıl taşları ki rüzgar onları beri öte tozuntu gibi yuvalayıp oynatır ola
genel نسفت الرياح السقوف rüzgar çatıları uçurdu
genel جَفَلَتْ الرِّيْحُ الظَّلِيمَ rüzgar deve kuşunu önüne katıp sürükledi , süratle yürüttü
genel أَبَلٌّ (ج) بُلٌّ (م) بَلاَّءُ و يقال إِبِلٌ أَبَلٌّ و يقال أيضا لا شيئ أبلَّ للجسم من هذا الدواء و يقال أيضا الجنوب أبلُّ الرياح salma deve , cismi pek sağaltan ilaç , deva , daha serin ve nemli rüzgar , karpacı , utanmaz , arsız , hayırsız , alçak , nakes , her kesim , hakkı yiyen gaddar yalan yere çok yemin eden zinakar , zaniye , facir , fasık , günahkar , katı husumetli , pek kınayıcı , düz ve parlak kaya
genel هُدُونٌ : هُدْنَةٌ yatışmak , dinmek , sakinleşmek , uyumak , rüzgar , ses durmak , ateşkes , asayiş , barış , mütareke , sessizlik
genel صَبَا (تث) صَبَوَان و صَبَيَان (ج) أَصْبَاءٌ و صَبَوَاتٌ saba , doğu yeli , hafif rüzgar , meltem
genel تَبُوعُ الشَّمْسِ و يقال هَبَّتْ تَبُوعُ الشَّمْسِ sabahleyin doğudan esip gündüzün bütün günleri dolaşarak akşam yine başladığı semte dönen rüzgar
genel وَمِدَ ـَـ وَمَداَ rüzgar durgun sıcak ise pek şiddetli olmak
genel ثَوَابٌ : أَجْرٌ : جَزَاءٌ ، عَسَلٌ ، نَحْلٌ و في القرآن الكريم : هل ثوب الكفّار ما كانوا يفعلون و يقال أحلي من الثواب اي من العسل و في المثل أطوع من ثواب sevap , ecir , mükafat , ceza , hayır , karşılık , ödül , ücret , ferahlık veren yel , hayır ve şer , mükafat veya ceza , daha çok hayırda kullanılır , bal , asel , bal arısı , nahl , nafi ve müferrih rüzgar , bir adamın ismi
genel من زرع الرياح حصد العواصف rüzgar eken fırtına biçer
genel مَنْ زَرَعَ رِيحاً حَصَدَ رِيَحاً rüzgar eken fırtına biçer
genel فَيَّأَتْ الرِّيَاحُ الزَّرْعَ rüzgar ekini hareket ettirdi
genel طاقة الرياح rüzgar enerjisi

 _
 

Hızlı Online Çeviri