yüzü kelimesinin Türkçe Türkçe çevirisi ve anlamı

Kategori Anlam Orijinal metin
genel رَجُلٌ أَبْيَضُ alnı açık ve yüzü ak adam , beyaz adam
genel أَصْحَي : إِصْحَاءً bulut açılmak , sarhoş ayılmak , ayaz olmak , yağmur kesilmek , uykudan uyanmak , göğün yüzü açılıp ayaz olmak , bulut dağılmak , ayazlandırmak , ayıklatmak , ayıkmak , sarhoşluğu gidermek
genel تَبَلَّجَ : تَبَلُّجاً sabah açılmak , ağarmak , yüzü gülmek , güleryüzlü olmak , meydana çıkmak , zahir olmak
genel كشف الوجه ، رفع الغطاء ، كشف الغطاء، كشط ، تكشيط yüzü açmak
genel إِعْثَارٌ (ج) إِثَارَاتٌ bir adamın ayağını kaydırıp yere kapatmak , bir kimsenin ayağını sürçütüp yüzü koyun yıkmak
genel إِبْيَضَّ وَجْهُهُ yüzü ağardı
genel تَبْيِيضُ الوَجْهِ yüzü ağartma
genel ملقو yüzü ağzı eğrilmiş
genel ناصع الجبين yüzü ak
genel أَبْيَضُ (ج) بِيْضٌ و بِيْضَان (تث) أَبْيَضَان (م) بَيْضَاءُ (ج) بَيَْضواتٌ: سيف ، لبن ، فضة ، ماء، شباب، شحم : و يقال هو أبيض الوجه اي نقي ziyade ak nesne , beyaz , sefid , alnı açık ve yüzü ak lekesiz , güzel , gökçek hasan , hob , daha ak , daha beyaz , beyaz kılıç , kansız kılıç , gümüş , ziv , sim , fıdda , akçe , süt , ağız suyu , rik , iç yağı , gençlik , mecerrenin yanında görülen bir sabit yıldız , saman uğrusuna yakın bir yıldız , mekkede bir dağ adı , devenin göbeğine yakın iki damardan biri
genel مَرَنَ وَجْهُهُ عَلَي yüzü arlanmaz , utanmaz oldu
genel كَوَّسَ : تَكْوِيساً ، هُ baş aşağı döndürmek , yüzü koyu yıkmak
genel طَفْرَةٌ (ج) طَفَرَاتٌ aşmak , atlayış , aşmak , sıçramak , sıçrama , sıçrayış , hoplama , fırlayış , tırmanma , tırmanış , mutasyon , değişme , tafra , sivilce , süt yüzü , ince kaymak
genel تَعِسَ الرَّجُلُ adamın ayağı kayıp yüzü üstüne yıkıldı , adam uzaklaştı , uzağa gitti
genel لَحْمَةٌ ، لُحْمَةٌ (ج) لُحَمٌ argaç , baş derisinin iç yüzü , et parçası , akrabalık , yakınlık , hısımlık
genel بَاطِنٌ (ج) بُطُنٌ و بُطْنَانٌ و بَوَاطِنُ و أَبْطِنَةٌ : دَاخِلٌ: مَسْتُورٌ: من أسماء الله الحسني و قيل معني الباطن اي العالم بكل شيئ جلي و خفيّ iç , batın , meydanda olmayan , gizli , gizli nesne , bir şeyin içi , iç tarafı , iç tarafta olan , dahil , iç yüzü , herşeyin iç yüzünü bilen , Allah ( c . c ), mahrem - i esrar , tevile muhtaç olan , zahiri manın gayrisi , zahirde olmayan , insanın ruhu , Allah , aşikar olmayan , sert , katı , su yolu , arık , ark , enderun
genel إِنْطَمَسَ وَجْهُهُ yüzü belirsiz oldu
genel وجهه أنمش yüzü benekli
genel صحيفة (ج) صحائف kağıdın bir yüzü
genel جَوْقٌ yüzü bir tarafa eğilmiş yılıkmış adam , yüz çarpılıp eğilmek
genel مُبْرَنْتِئٌ kısa boylu ve hilekar adam , daima öfkeli ve yüzü gülmez adam , bir işe hazırlanmış , amade
genel لِقَاءٌ (ج) لِقَاءَاتٌ görmek , buluşma , görüşme , toplantı , görüşme , karşılamak , tesadüf etmek , bir araya gelmek , yetişmek , karşılaşmak , yetişmek , ermek , uğramak , sataşmak , harp , savaş ve bir kimsenin yüzü
genel لُقِيَ وَهُوَ مَلْقُوٌّ yüzü çarpılmış
genel جَاقَ وَجْهُهُ yüzü çarpşıldı eğildi
genel أَكْلَفُ yüzü çiğitli kimse , çil yüzlü , çilli

 _
 

Hızlı Online Çeviri