yemiş kelimesinin Türkçe Türkçe çevirisi ve anlamı

Kategori Anlam Orijinal metin
genel مَرَّ الثَّمَرُ : صَارَ مُرّاً yemiş acı oldu
genel جَدَمَتْ النَّخْلَةُ hurma ağacı yemiş verdikten sonra kurudu
genel جَدَمَ ـُـ جَدْماً hurma ağacı yemiş verdikten sonra kurumak , kesmek
genel اَلْءٌ zakkum ağacının yemiş ve yaprağıyla deri sepilemek
genel اَدِيْمٌ مَأْلوءٌ zakkum ağacının yemiş ve yaprağıyla sepi lenmiş deri
genel شِمْرَاخٌ alnı ak olan at ki gurre ve Türkçe sakar derler , salkım , yemiş sapı
genel غَلَّةٌ (ج) غِلاَلٌ و غَلاَّتٌ aş , aşlık , tane , kazanç , gelir , ırat , ürün , mahsül , geilr , ücret , semere , zahire , ev kirası , galle , meyve , yemiş , semere , randıman
genel إِسْتَثْمَرَ : إِستِثْمَاراً فِي meyve bulmak , yemiş edinmek , ağacı meyvedar veya malı müsmir ve nemadar etmek , yatırım yapmak , malı çoğaltmak , ağacı meyvedar kılmak
genel إِنْخِضَادٌ yemiş çatlamak
genel ثَمرَةٌ مُفْرَدَةٌ النَّوَاةِ tek çekirdekli yemiş
genel ثَمَّرَ الشَّجَرُ ağaç çiçeklerini döküp yemiş bağladı
genel ثَمَّرَ : تَثْمِيراً و يقال ثَمَّرَ اللهُ مَالك ağaç çiçeklerini döküp yemiş bağlamak , ağaç meyve , yemiş vermek , meyve tutmak , semerelendirmek , yemiş tutmak , bereketlendirmek , yatırım yapmak , yatırmak , tulumda sütün yağı tane tane zuhur etmek , malı çoğalmak , nemalandırmak
genel ثَمِيرٌ (م) ثَمِيرَةٌ و يقال أرض ثَمِيرَةٌ اي كثيرة الثِّمَار و لبن ثَمِيرٌ meyvesi çok , yemiş veren , yağı ve kaymağı üstüne çıkan veya daha çıkmayan süt
genel خرافة ، محصول الأثمار و الفواكه ، حاصل الفواكه yemiş dirimi
genel ثامر yemiş getiren
genel مَعْثُوثٌ kurtlu , güve yemiş
genel مأَْرُوضٌ : مَزْكُومٌ و خَشَبٌ مَأْرُوضٌ و خَشَبَةٌ مَأْرُوضَةٌ kurtlu , güvenli , nezle olan , grip olan , nezle illetine uğramış , sarsak , titrek , kurt yemiş ağaç veya tahta
genel مُخَاضَرَةٌ yemiş kemale ermeyip ham iken satmak
genel أجناس الفواكه yemiş kısmı
genel تَفَكَّهَ : تَفَكُّهاً بِ ، مِن tatmak , lezzetlenmek , pek hoşlanıp taaccüp etmek , tanlamak , pişman olmak , çerezlenmek , pişman lmak , gıybet etmek , meyve yemiş yemek , zevklenmek , hoşuna gitmek , söz söyleşmek ve keleci etmek , nimetlenmek , tanlamak
genel إِسْتَثْمَرَ الرَّجُلُ ada meyve buldu , yemiş edindi
genel أَثْمَرَ الشَّجَرُ : ثَمَرَ ، أَتَي بثَمرٍ ağaç meyve verdi , ağaç yemişli oldu , yemiş bitirdi
genel فَكَّهَ القَوْمَ : أَتَاهُمْ بفَوَاكِهَ kavme meyve , yemiş getirdi
genel فَكَّهَ : تَفْكِيهاً kavme meyve , yemiş yedirmek , şaka yapmak , güzel ve nükteli laflarla eğlendirmek
genel فَاكِهَةٌ جَافَّةٌ او مُجَفَّفَةٌ kuru meyve , kuru yemiş

 _
 

Hızlı Online Çeviri