muhafaza kelimesinin Türkçe Türkçe çevirisi ve anlamı

Kategori Anlam Orijinal metin
genel أَلْجَأَ فُلاَناً : عَصَمَهُ filanı korudu , hıfız ve vikaye eyledi , koruyup muhafaza etti
genel أَبْقَي الشَّيْئَ : حفِظَهُ و إِسْتَبْقَاهُ nesneyi korudu , muhafaza etti
genel حَافِظٌ (ج) حُفَّاظٌ و حَفَظَةٌ و حَافِظُون و فِي القُرْآنِ الكَرِيمِ إِن كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ hafız , koruyucu , ezberleyici , ezberleyen , koruyan , dizdar , hifız ve muhafaza edici , Kuran - ı kerimi ezberleyen kimse
genel إِسْتِيْدَاعٌ (ج) إِسْتِيْدَاعَاتٌ birine koruyup muhafaza etmesi için emanet bırakmak , emanet teslim etmek , çalışma yaşı tamamlamadan görevden af etme , açığa alma
genel طراد حراسة muhafaza kruvazörü
genel مُعَلَّبٌ (ج) مُعَلَّبَاتٌ kutulanmış , kutuya konulmuş , konserve halinde muhafaza edilmiş , konserve
genel وَفَاءٌ ahdi muhafaza etmek , sözüde durmak , sadakat , vefa
genel وفاء ahdi muhafaza etmek
genel فرق الحراسة الجمركية gümrük muhafaza ekipleri
genel سلطات جمركية gümrük muhafaza
genel يحافظ على الأمن güvenliği muhafaza etmek
genel حِمَي koru , muhafaza olunan şey , kutsal , mukaddes , korunan yer , ot ve çayır olan yerden insanları alıkoymak için sınırlamak
genel صَوْنٌ : صِيَانَةٌ : حفظ korumak , muhafaza etmek , el çekmek
genel حَفِظَ ـَـ حِفْظاً و مَحْفَظاً korumak , muhafaza etmek , kayıt etmek , ezberlemek , esirgemek , bir şeyi saklamak
genel أَزَمَ بِضَاعَتَهُ malını muhafaza etti
genel حرس الحدود sınır muhafaza
genel كَلُؤٌ bir nesneye gözüyle muhafaza edercesine tekrar tekrar , döne döne bakan adam , gözüne uyku girmeyen sak , uyanık er
genel سَاتِرٌ koruyan , örten , setreden , muhafaza eden , esirgeyen , Allah ( c . c )
genel حِفْظٌ korumak , saklamak , esirgemek , ezberlemek , hıfız etmek , muhafaza etmek , himaye etmek , koruyuculuk , saklayış , hıfız
genel شَمْسِيَّةٌ (ج) شَمْسِيَّاتٌ güneşlik , şemsiye , parasol , günsü , güneş ve yağmurdan muhafaza için kullanılan sayeban
genel يَا رَعَاكَ اللهُ ! Allah seni muhafaza etsin
genel حَاذَ ـُـ حَوْذاً develeri şiddetli sevk etmek , sürmek , gözetmek , muhafaza etmek
genel عُهْدَةٌ mesuliyet , sorumluluk , emanet , teminat , kefalet , muhafaza , nezaret , dönem , devir , senet , taahhüt , uhde
genel مُحَافَظَةٌ (ج) مُحَافَظَاتٌ il , valilik , vilayet , korumak , muhafaza ,, muhafaza etmek , muhafazakarlık , bekçilik
genel حَافَظَ عَلَي عَادَاتِهِ و تَقَالِيدِهِ gelenek ve göreneklerini muhafaza etti , korudu

 _
 

Hızlı Online Çeviri