Benzer Kelimeler

sel kelimesinin Türkçe Türkçe çevirisi ve anlamı

Kategori Anlam Orijinal metin
genel حَثٌّ ( ج ) حُثُوثٌ : ترغيب terğip ve teşvik etmek , ayartmak , dürtmek , kındırmak , rağbet etmek , derede yatan sel selintisi
genel وِجارٌ ، وَجَارٌ ( ج ) أَوْجِرَةٌ و وُجرٌ tilki , sırtlan ini , yuvası , sel sularının kazıp yardığı yar
genel طُوفَانٌ tufan , büyük sel , taşkın , büyük olay
genel سَيْلٌ أَتَاوِيٌّ : يأتي من حيث لا يدرك umulmadık yerden çıkıp gelen sel
genel قُحَافٌ uğradığı her nesneyi süpürüp götüren sel suyu
genel جُرْفٌ ( ج ) أَجْرَافٌ و جِرَفَةٌ و جُرُوفٌ و في الحديث من أسّس بنيانه علي جُرُفٍ هار و في المثل فُلان يبني علي جُرْفٍ هَار yar , sarp yalı , sahil kayalığı , sahanlık , hendek , yar , sahanlık , uçurum , sarp kayalık , nehrin dik ve sarp kenarı ki daima parçaları yıkılıp düşer , yalçın dağın yalımı , sarp tarafı , sel suyunun kazdığı yer , Kürtçe kendal derler
genel إِنْبَثَقَ : إِنْبِثَاقاً مِنْ yarılıp çıkmak , su taşmak , azamak , tuğyan etmek , sel birden bire çıkmak , ansızın basmak , bitrden bire atılıp sövme ve tahkirlerle boşanmak , sabah açılmak , akmak , fışkırmak , çıkmak , oluşmak , oluşmak
genel ثَدَقَ ـُـ ثَدْقاً yağmur şiddetle yağmak , dere sel suyu ile dolmak , dereden su akmak , hayvanları salıvermek , koşturmak , kesilen koyunun karnını yarmak
genel جَفَأَ ـَـ جَفْأً و جُفُؤاً yere vurmak , düşürmek , yıkmak , tencereyi lengerin içne baş aşağı edip boşaltmak , tencerenin köpüğünü almak , çay veya sel suyunun üstündeki süprüntü ve otları toplayıp çıkarmak , kapıyı kapamak , örtmek , kapıyı açmak , otları kökünden çekip koparmak
genel تلعة ( ج 9 تلاع yüksekten gelen sel suyu
genel بَطِحٌ zemini çakıl ve kumdan ibaret geniş vadi veya sel deresi
genel عارِم ziyade büyük sel
genel عَرِمٌ : عَرْمٌ ziyade büyük sel , su büğedi , bendi
genel جَفَأَ الوادي : مسح غثاءه çayın ve sel suyunun yüzünde olan çörçöp har ve haşak makulesini silip giderdi , dere suyunun üstündeki süprüntü ve otları toplayıp çıkardı
genel فُقُوءٌ çayır ve sair nebat kısmı yağmurdan veya sel suyundan kirlenip toz toprak olmakla davarlar yiyemez olmak
genel مَدٌّ ( ج ) مُدُودٌ و فِي المَثَلِ مُدْ رِجْلَيكَ عَلَي قَدْرِ لِحَافِكَ çekmek , uzatmak , uzatma , met , erim , kabarma , yayma , uzama , sel , med , görüş mesafesi , çok su
genel عَرَمرَمٌ :: كَثِيرٌ ، شَدِيدٌ ، مُتَدَفِّقٌ ، كَبِرٌ çok , şiddetli , akan , fışkıran , sel gibi , kocaman , ordu , çok asker , büyük ordu
genel جَاعِفٌ : جُعَافٌ و يقال سيل جاعف و جعاف önüne geleni yıkıp götüren sel vesaire
genel جُعَافٌ : جَاعِفٌ و يقال سيل جاعف و جعاف önüne geleni yıkıp götüren sel vesaire
genel ثَجِيجٌ و يقال إِكتظّ الوادي بثجيجه şarıl şarıll akan su , şakır şakır yağan yağmur , dağdan inen sel suyu
genel سيل طحوم ، سيل شديد الجريان şiddetli akar bir sel
genel سَيْلٌ عَارِمٌ şiddetli sel


 

Hızlı Online Çeviri